Tüm hikayeler

Denizci ve Oğlu

Seviye B1 · 214 kelime

Denizci ve Oğlu

Mavi denizlerin kıyısındaki şirin bir balıkçı kasabasında, tecrübeli bir denizci ile oğlu yaşardı. Bu ihtiyar denizci, hayatının çoğunu köpüklü dalgaların üzerinde koca gemileri yöneterek geçirmişti. Küçük oğlu ise denizlerin gizemli dünyasını büyük bir merak ve biraz da korkuyla dinlerdi. Akşamları limandaki ahşap kulübelerinde oturur, fırtınaların sesini dinleyerek sohbet ederlerdi. Babasının deniz sevgisi, çocuğun yüreğinde hem cesaret hem de derin sorular uyandırırdı.

Bir akşam rüzgar sertçe eserken, küçük çocuk babasına yaklaşarak merakla sordu. "Babacığım, dedem ve büyük dedem denizlerdeki şiddetli fırtınalarda mı hayatını kaybetti?" Yaşlı denizci gülümseyerek başını salladı ve oğlunun saçlarını şefkatle okşadı. "Evet oğlum, onların hepsi engin denizlerin koynunda sonsuz bir uykuya daldı," dedi. Çocuk endişeli gözlerle babasına bakıp, "Peki sen denizden hiç korkmuyor musun?" diye sordu. Akıllı denizci derin bir nefes aldı ve oğluna düşünceli bir soru yöneltti. "Peki senin arkadaşının babası ve dedesi nerede hayata gözlerini yumdu?"

Küçük çocuk biraz düşündü ve "Onlar sıcak yataklarında öldüler," cevabını verdi. Yaşlı denizci gözlerindeki bilge parıltıyla oğluna bakarak hafifçe gülümsedi. "Öyleyse arkadaşın her gece yatağa girmekten korkuyor mu oğlum?" diye sordu. Küçük çocuk bu sözler üzerine bir an durakladı ve derin bir gerçekliği kavradı. Korkunun mekanda değil, insanın kendi zihninde saklı olduğunu açıkça anladı. Artık hırçın dalgaların sesini korkuyla değil, babasının cesur yüreğiyle dinlemeye başladı.

Hakiki cesaret, tehlikelerden kaçmak değil, hayatın getirdiği sorumlulukları korkusuzca kucaklamaktır. Korkunun ecele faydası yoktur.

Korkunun ecele faydası yoktur.