Tüm hikayeler

Defne Ağacı ve Zeytin Ağacı

Seviye B1 · 231 kelime

Defne Ağacı ve Zeytin Ağacı

Evvel zaman içinde, Mavi Deniz'e bakan rüzgârlı bir tepenin üzerinde iki komşu ağaç yaşardı. Bu ağaçlardan biri parlak yapraklarıyla gururlanan Defne, diğeri ise alçakgönüllü Zeytin Ağacı’ydı. Defne Ağacı, kokulu yapraklarını güneşe doğru uzatır ve güzelliğiyle sürekli övünürdü. Yaşlı Zeytin Ağacı ise sessizce toprağa sarılır, gölgesinde dinlenen kuşları neşeyle dinlerdi. Tatlı bir bahar gününde Defne, rüzgârda sallanarak komşusuna yukardan bakmaya başladı.

"Bak komşu, benim yapraklarım her zaman ışıl ışıl parlar ve kralların tacını süsler," dedi Defne. "Büyük kahramanlar ve şairler, zaferlerini kutlamak için her zaman benim dallarımı seçerler." "Senin yaprakların ise sıradandır ve eğri büğrü dallarında hiç parlaklık yoktur." Zeytin Ağacı, bu kibirli sözleri sakince dinledi ve dallarını yavaşça salladı. "Senin güzelliğin gerçekten çok göz alıcı sevgili Defne," diye yanıt verdi Zeytin. "Fakat sen sadece zafer kutlamalarında ve gösterişli törenlerde hatırlanırsın."

"Oysa ben insanlara lezzetli meyveler ve karanlık geceleri aydınlatan altın sarısı yağ veririm." "Benim dallarım savaşları bitirir, barışın ve emeğin simgesi olarak kabul edilir." Tam o sırada tepeden geçen yaşlı bir yolcu, yorgunluktan ağaçların gölgesine sığındı. Yolcu, Zeytin Ağacı'nın gölgesinde dinlenip heybesinden çıkardığı ekmeği zeytinle tatlıca yedi. Defne Ağacı'nın güzel kokusunu kokladı ama açlığını ve yorgunluğunu sadece Zeytin giderdi.

Defne, gösterişli güzelliğin faydalı olmak kadar değerli olmadığını o an anladı. O günden sonra iki komşu ağaç, birbirine saygı duyarak tepede yaşamaya devam etti. Gerçek değer, dış görünüşün gösterişinde değil, insanlara sağlanan fayda ve iyilikte saklıdır. Ağaç yaprağıyla değil, verdiği meyvesi ile tanınır.

Ağaç yaprağıyla değil, verdiği meyvesi ile tanınır.