Tüm hikayeler

Dalgaları Saymaya Çalışan Adam

Seviye B1 · 232 kelime

Dalgaları Saymaya Çalışan Adam

Bir varmış bir yokmuş, sonsuz mavi denizlerin kıyısındaki şirin bir sahil kasabasında meraklı bir adam yaşarmış. Bu adam etrafındaki her şeyi saymayı ve her nesnenin düzenini öğrenmeyi çok severmiş. Bir sabah altın sarısı kumsal boyunca yürürken coşkulu deniz dalgalarına uzun uzun bakmış. Kendi kendine köpüklü dalgaların sayısını tam olarak öğrenebileceğine dair bir söz vermiş. Sıcak kumsalın üzerine oturup gözlerini deniz seviyesinden ayırmadan dikkatle beklemeye başlamış.

"Bir, iki, üç..." diye başlamış adam büyük bir hevesle gelen dalgaları saymaya. Fakat arkadan gelen yeni bir dalga, öncekini silip süpürünce adamın kafası karışmış. Bazen bir dalga ikiye ayrılıyor, bazen de üç küçük dalga büyük bir dalgaya dönüşüyormuş. Tam yüzüncü dalgaya ulaştığında, hızlıca kıyıya vuran köpükler yüzünden sayıyı tekrar unutmuş. "Yine başa dönmek zorundayım!" diye bağırmış büyük bir öfkeyle adam.

O sırada sahilde sakince yürüyen yaşlı bir balıkçı adamın yanına yaklaşmış. Ak sakallı balıkçı, "Gözlerini neden hiç ayırmadan denize dikiyorsun evlat?" diye sormuş. Adam sinirle, "Denizin kaç dalgası olduğunu saymaya çalışıyorum ama her defasında karıştırıyorum," demiş. Yaşlı balıkçı hafifçe gülümsemiş ve cebinden kurumuş bir deniz kabuğu çıkarıp adama uzatmış. "Rüzgar estikçe ve dünya döndükçe bu denizin dalgaları asla bitmez," demiş bilge balıkçı. Adam bir süre köpüren sulara ve yaşlı balıkçının sakin yüzüne bakarak derin bir iç çekmiş.

Sonu olmayan bir çabanın insanı sadece yoracağını ve huzursuz edeceğini nihayet anlamış. Saymayı bırakıp denizden gelen serin rüzgarın ve dalga seslerinin tadını çıkarmaya karar vermiş. İnsanlar güçlerinin yetmeyeceği sonsuz işlerle ömrünü tüketmek yerine anın huzurunu yaşamalıdır. Olmayacak duaya amin denmez.

Olmayacak duaya amin denmez.