Tüm hikayeler

Cırcır Böceği ve Baykuş

Seviye B2 · 252 kelime

Cırcır Böceği ve Baykuş

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir ormanın derinliklerinde yaşlı bir baykuş yaşardı. Bu akıllı kuş, gündüzleri yaşlı meşe ağacının kovuğunda uyur, geceleri ise avlanmaya çıkardı. Sıcak bir yaz öğleden sonrasında, neşeli bir cırcır böceği aynı meşe ağacının dallarına kondu. Cırcır böceği, yüksek sesle şarkı söylemeye ve çevresindeki herkesi rahatsız etmeye başladı. Kulakları tırmalayan bu gürültü, kovuğunda dinlenmek isteyen yaşlı baykuşun tatlı uykusunu tamamen kaçırdı. Baykuş başını kovuğundan çıkardı ve cırcır böceğine kibarca seslendi. "Lütfen şarkına biraz ara verir misin, çünkü gündüzleri dinlenmem gerekiyor," dedi.

Ancak gururlu cırcır böceği bu nazik rica karşısında daha da küstahlaştı. "Ben doğanın en harika sesine sahibim ve istediğim zaman şarkı söylerim," diye bağırdı. Böcek, baykuşun öfkelenmesinden keyif alarak sesini daha da yükseltti. Sözlerin işe yaramayacağını anlayan kurnaz baykuş, hemen zekice bir plan yaptı. Yüzüne yumuşak bir tebessüm oturtarak böceğe tatlı bir ses tonuyla yeniden yaklaştı. "Aşırı uykusuz olduğum için ilk başta sesinin güzelliğini tam fark edememişim," dedi. "Şimdi dinleyince ezginin bülbülleri bile kıskandıracak kadar büyüleyici olduğunu anladım."

"Kovuğumda tanrıların bana hediyesi olan harika bir bal şerbeti var, gel birlikte içelim." Bu tatlı övgüler karşısında gururu okşanan cırcır böceği, baykuşun kurnazlığını hiç sezmedi. Şerbetin tadına bakmak ve övgüleri yakından duymak için hevesle kovuğun ağzına doğru uçtu. Cırcır böceği karanlık kovuğa adımını atar atmaz, baykuş ani bir hamleyle onu yakaladı. Baykuş, kendisini rahatsız eden bu düşüncesiz böceği bir çırpıda yutarak sessizliği yeniden sağladı. Ardından kovuğuna çekilerek huzur dolu uykusuna kaldığı yerden mutlulukla devam etti. Düşüncesizce yapılan kibir ve sahte övgülere kanmak, insanı kendi felaketine sürükler. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.