Tüm hikayeler

Çiftçi ve Öküzü

Seviye C1 · 238 kelime

Çiftçi ve Öküzü

Bir varmış bir yokmuş, sisli dağların eteğindeki şirin bir köyde tarlasını binbir emekle işleyen ihtiyar bir çiftçi yaşarmış. Çiftçinin en kıymetli varlığı, toprağı sürmesine yardım eden sadık ve güçlü öküzüymüş. Bir bahar sabahı, nemli toprak kokusu köye yayılırken çiftçi ahırın kapısının ardına kadar açık olduğunu fark etmiş. Biricik öküzü ortalıkta yokmuş ve topraktaki derin izler ormanın karanlık derinliklerine doğru uzanıyormuş. Yüreği endişeyle dolan ihtiyar adam, asasını kapıp dumanlı ormanın yolunu tutmuş. Ağaçların sıklaştığı, kuş seslerinin sustuğu uğursuz bir patikada izleri takip etmeye başlamış.

Öfke ve çaresizlik içinde gökyüzüne bakarak orman ruhlarına seslenmiş. "Ne olur öküzümü çalan hırsızı bulmama yardım edin, size adak olarak en semiz körpe oğlağımı kurban edeceğim!" diye yakarmış. Ağaç dallarının arasından süzülen zayıf ışıkta adımlarını hızlandırmış. Biraz ileride, kayalıkların arasında dehşet verici bir hırıltı yankılanmaya başlamış. Merakına yenik düşen çiftçi, çalılıkların arkasına saklanarak yavaşça kafasını uzatmış. Gördüğü manzara karşısında dizlerinin bağı çözülmüş ve nefesi boğazında düğümlenmiş.

Devasa bir aslan, öküzünü parçalamış, kanlı pençeleriyle avının üzerinde mağrur bir şekilde dikiliyormuş. Hırsızın heybetli bir yırtıcı olduğunu anlayan çiftçinin yüreğine tarif edilemez bir korku düşmüş. Titreyen ellerini açıp bu kez dehşet içinde göğe feryat etmiş. "Aman tanrım, az önce hırsızı bulursam adak sunacağımı söylemiştim!" diye fısıldamış. "Şimdi ise bu canavarın elinden sağ salim kurtulursam size koca bir boğa kurban edeceğime söz veriyorum!" Arkasına bile bakmadan, korkunun verdiği panikle ormanın derinliklerinden köye doğru kaçmaya başlamış. İnsan bazen neyi dilediğini bilmez ve aradığı gerçekle yüzleşmek düşündüğünden çok daha ağır gelebilir. Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.

Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.