Tüm hikayeler

Çaylak ve Güvercinler

Seviye B2 · 222 kelime

Çaylak ve Güvercinler

Bir varmış bir yokmuş, yemyeşil meşe ağaçlarının gölgesinde saklı kalmış huzurlu bir kuş ülkesi varmış. Bu ülkede, bembeyaz tüyleriyle süzülen neşeli ve masum güvercinler yaşarmış. Ancak yüksek kayalıklarda tüneyen acımasız bir çaylak, onların bu neşesini sürekli gölgelermiş. Güvercinler her gün korkuyla kanat çırpar, gökyüzünün tadını doyasıya çıkaramazlarmış. Kurnaz çaylak ise yükseklerden süzülerek onları avlamak için fırsat kollarmış. Bir gün kurnaz çaylak, daha fazla güvercin avlayabilmek için haince bir plan hazırlamış.

Ağacın en yüksek dalına konup tatlı bir ses tonuyla güvercinlere seslenmiş. "Neden her gün benden kaçarak ömrünüzü korku içinde tüketiyorsunuz?" diye sormuş. "Eğer beni kendinize kral seçerseniz, sizi diğer tüm yırtıcı kuşlardan seve seve korurum," demiş. Güvercinler bu cazip vaat karşısında şaşırmış ve kendi aralarında heyecanla fısıldaşmaya başlamışlar. Saf güvercinler, çaylağın sahte dostluğuna inanıp bu korkulu hayattan kurtulacaklarını sanmışlar. Böylece çaylağı sevinçle kendilerine kral ilan ederek ona boyun eğmişler.

Ancak kurnaz çaylak tacı takar takmaz gerçek ve karanlık yüzünü hemen ortaya çıkarmış. Korumak için söz verdiği güvercinleri her gün birer birer yakalayıp afiyetle yemeye başlamış. Çaresiz kalan güvercinler, kendi elleriyle seçtikleri bu felaket karşısında büyük bir dehşete düşmüşler. Aralarından biri, "Eski korkumuz bile bu zalim krallıktan çok daha iyiydi," diye fısıldamış. Düşmanlarını başlarına bey yapan güvercinler, yanlış tercihlerinin bedelini ağır bir şekilde ödemişler. Sonunda özgürlüklerini kaybeden zavallı kuşlar, acı bir pişmanlık içinde baş başa kalmışlar. Düşmandan medet umarak huzur arayanlar, ellerindeki tüm güzellikleri kaybetmeye mahkûmdurlar. Kendi düşen ağlamaz.

Kendi düşen ağlamaz.