Tüm hikayeler

Bülbül ve Avcı

Seviye C1 · 286 kelime

Bülbül ve Avcı

Evvel zaman içinde, serin suların nazlı nazlı aktığı eski bir orman kenarında hırslı bir avcı yaşardı. Bu adam, ormanın en nadide ve sesi en kadife gibi olan kuşlarını tuzağına düşürmekle ün salmıştı. Günlerden bir gün, dalların arasında bülbüllerin şahı sayılan küçücük, altın sesli bir bülbül peydah oldu. Onun yürekleri dağlayan yanık nameleri, açgözlü avcının iştahını derhal kabarttı. Avcı, incelikle hazırladığı ağını gümüş yapraklı bir meşe ağacının altına sererek sinsi bir bekleyişe koyuldu. Çok geçmeden talihsiz bülbül, tatlı bir şarkı söylerken avcının tuzağına ansızın yakalanıverdi. Kafese giren bülbül, korkmak yerine zekasını kullanmaya karar vererek avcıya edebi bir dille seslendi.

"Ey insanoğlu, benim bir lokmalık etim senin karnını asla doyurmaz," dedi minik kuş. "Eğer beni serbest bırakırsan, sana hayatın boyunca rehberlik edecek üç altın nasihat veririm." Avcı önce duraksadı, ardından merakına yenik düşerek bu teklifi kabul etti. Bülbül ilk kuralı söyledi: "Elinizden kayıp giden şeyler için asla pişmanlık duyup üzülmeyin." Sonra ekledi: "Gözünüzle görmediğiniz, akla ve mantığa uymayan bir söze asla inanmayın." Avcı heyecanla üçüncüyü sorduğunda bülbül, "Önce beni serbest bırak ki yüksek bir dala konup söyleyeyim," yanıtını verdi. Sözüne güvenen avcı, minik kuşu kavrayan ellerini yavaşça açarak onu özgürlüğe bıraktı.

Bülbül hemen yüksek bir çınar dalına kondu ve avcıya doğru kahkahayla ötüşmeye başladı. "Ey budala avcı, karnımı yarsaydın içimde bir yumurta büyüklüğünde paha biçilemez bir inci bulacaktın!" diye bağırdı. Bunu duyan avcı, büyük bir hırsla dizlerini dövmeye ve kaçırdığı hazine için ağlamaya başladı. Bülbül acıyan gözlerle bakıp şöyle dedi: "Sana az önce verdiğim öğütleri ne çabuk unuttun!" "Benim cüssem belli, içimde dev bir inci nasıl olabilir ki hemen kandın?" Avcı utanç içinde başını öne eğerken, bilge bülbül kanat çırpıp ormanın derinliklerinde kayboldu. Aklını kullanmayan insan, elindeki fırsatların değerini anlayamadığı gibi sahte vaatlerin esiri olmaktan da kurtulamaz. Geçmişe mazi derler, son pişmanlık fayda etmez.

Geçmişe mazi derler, son pişmanlık fayda etmez.