Tüm hikayeler

Boğa ve Buzağı

Seviye B2 · 250 kelime

Boğa ve Buzağı

Evvel zaman içinde, serin suların nazlı nazlı aktığı geniş bir çiftliğin kenarında heybetli bir boğa yaşardı. Bu kaslı ve güçlü hayvan, geniş göğsü ve sivri boynuzlarıyla çiftliğin en dikkat çekici sakiniydi. Günlerden bir gün, akşamın tatlı serinliği çökerken hayvanlar dar ahır kapısına doğru yöneldiler. Yaşlı ve tecrübeli boğa da kendi dar bölmesine girmek için kapının önüne kadar geldi. Fakat iri gövdesi yüzünden kapının dar aralığında sıkışıp kaldı ve içeri girmekte zorlandı. O sırada etrafta neşeyle zıplayan küçük, tecrübesiz bir buzağı boğanın çabasını fark etti. Meraklı gözlerle yaşlı devin çırpınışını izleyen buzağı, hemen onun yanına sokuldu.

Kendince akıllılık yapıp büyük boynuzlu hayvanı kurtarmak ve ona yol göstermek istedi. "Kocaman dostum, kendinizi boşuna yorup boğuyorsunuz," dedi ince sesiyle. "Eğer omzunuzu biraz sola eğip arka ayaklarınızı geri çekerseniz kolayca içeri sığarsınız." Küçük buzağı, sanki büyük bir sır çözmüş gibi gururla göğsünü kabartarak gülümsedi. Güçlü boğa ise bu sabırsız ve ukala tavır karşısında başını yavaşça çevirdi. Derin bir nefes alıp çukura dönmüş gözleriyle genç buzağıyı süzerek baktı. "Sakin ol bakalım, küçük bücür," diye gürledi yaşlı boğa kendinden emin bir edayla.

"Sen henüz bu dünyaya bile gelmemişken ben bu dar kapılardan yüzlerce kez geçiyordum." Buzağı aldığı bu cevabın üzerine ne diyeceğini bilemeyip mahcup bir şekilde geri çekildi. Güçlü boğa, yılların kazandırdığı tecrübeyle doğru zamanı bekleyip gövdesini sakince esnetti. Tek bir hamlede dar kapının arasından kayarak rahatça ahırdaki yerine ulaştı. Genç buzağı ise hayatın sadece hevesten değil, yaşanmışlıktan ibaret olduğunu anlayarak sessizce yerine çekildi. Tecrübenin değerini bilmeden verilen akıl, insanın sadece kendi toy hatasını gözler önüne serer. Tereciye tere satılmaz.

Tereciye tere satılmaz.