Tüm hikayeler

Baykuş ve Kuşlar

Seviye B1 · 203 kelime

Baykuş ve Kuşlar

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında bilge bir baykuş yaşarmış. Bu akıllı kuş, kocaman gözleriyle etrafı izler ve gelecekteki tehlikeleri önceden sezebilirmiş. Ormandaki neşeli küçük kuşlar ise gün boyu şarkı söyler, dünyayı umursamazca gezermiş. Bir gün köylü bir adam, ormanın yanındaki tarlaya küçük keten tohumları ekmeye başlamış. Baykuş, bu tohumların ileride kuşları yakalamak için ağ olacağını hemen anlamış.

Bilge baykuş, hemen dalından havalanarak ormandaki diğer kuşların yanına uçmuş. "Bu tohumları çabucak topraktan çıkarın, yoksa başınız büyük belaya girecek," demiş. Ancak küçük kuşlar baykuşun bu ciddi uyarısını hiç ama hiç ciddiye almamışlar. "Sen çok kuruntulusun sevgili baykuş, küçük tohumlardan bize ne zarar gelebilir ki?" diye gülüşmüşler. Günler geçmiş, yeşil ketenler büyümüş ve avcılar bu ketenlerden güçlü ağlar örmüşler.

Avcılar bu sağlam ağları ormanın her yerine kurarak tatlı şarkı söyleyen kuşları yakalamışlar. Ağlara takılan çaresiz kuşlar, bilge baykuşun sözlerini hatırlayıp büyük bir pişmanlık duymuşlar. Kurtulmayı başaran az sayıdaki kuş, utanç içinde bilge baykuşun yanına gitmiş. Ondan özür dileyip kendilerini koruması için akıl vermesini istemişler. Fakat bilge baykuş, zamanında dinlenmediği için üzgün bir şekilde başını sallamış.

Artık iş işten geçtiği için sadece gece vakti yalnız başına ötmeye karar vermiş. Tehlike kapıya dayanmadan önce verilen bilgece öğütleri dinlemek her zaman hayat kurtarır. Son pişmanlık fayda etmez.

Son pişmanlık fayda etmez.