Balıkçıl ve Şahin
Evvel zaman içinde, gürültüyle akan berrak bir nehrin kıyısında uzun bacaklı bir balıkçıl ile gururlu bir şahin yaşardı. Balıkçıl sabrıyla tanınırken, şahin ise hızlı kanatlarıyla her zaman övünmeyi çok severdi. Rüzgarlı bir sonbahar sabahında, sarp kayalıkların üstünde duran bu iki kuş karşı karşıya geldi. Şahin, nehirde sakince avını bekleyen balıkçıla tepeden bakarak onun yavaşlığını alayla süzdü. Gökyüzünün hakimi olduğunu düşünen yırtıcı kuş, sabırlı dostuna cesurca bir iddia teklif etti. "Gel seninle en yükseğe uçma yarışı yapalım ve kimin daha güçlü olduğunu gösterelim," dedi şahin.
Balıkçıl alçakgönüllü bir edayla başını sallayarak, "Benim için güç değil, azim önemlidir," diye yanıt verdi. Yine de şahinin ısrarları karşısında yarışı kabul etti ve ikisi de aynı anda havalandı. Şahin bütün gücüyle kanat çırparak hızla bulutların üzerine çıktı ve alaycı bir çığlık attı. Balıkçıl ise ritmik hareketlerle, enerjisini dikkatle koruyarak yavaş yavaş yükselmeye devam etti. Yukarılara çıktıkça hava soğudu ve fırtınalı sert rüzgarlar kanatlarını zorlamaya başladı. Bütün gücünü ilk anda harcayan gururlu şahin, bir süre sonra nefes nefese kaldı.
"Ben göklerin en hızlısıyım ama artık gücüm tükendi," diye mırıldandı çaresizce. Balıkçıl ise sakin temposunu bozmadan, sert rüzgara karşı kararlılıkla süzülmeye devam etti. Yorulan şahin kanatlarını tutamayarak hızla aşağıya, güvenli kayalıklara doğru süzülmek zorunda kaldı. Balıkçıl ise bulutların üstündeki mavilikte bir süre daha gururla uçup zaferini ilan etti. Yere indiğinde, mahcup olan şahinin yanına gidip ona yardımseverce gülümsedi.
Şahin, sadece hıza güvenmenin yetmediğini ve sabrın gerçek bir güç olduğunu anladı. O günden sonra iki kuş, nehir kenarında birbirlerinin yeteneklerine saygı duyarak yaşam sürdürdüler. Gerçek başarı, kontrolsüz bir hızda değil; sabırla sürdürülen kararlı adımlarda gizlidir. Sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas.
Sabırla koruk helva olur, dut yaprağı atlas.