Tüm hikayeler

Aslan ve Çoban

Seviye B2 · 244 kelime

Aslan ve Çoban

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında neşeli bir çoban yaşarmış. Bu genç çoban, her sabah yemyeşil çayırlarda koyunlarını otlatır ve gümüş kavalını neşeyle çalarmış. Ancak güneşin dik açıyla bastırdığı sıcak bir öğle vakti, en semiz kuzusunun kaybolduğunu fark etmiş. Vadinin dört bir yanını aramasına rağmen sevimli kuzusundan küçük bir iz bile bulamamış. Çaresiz kalan adam, hırsızı bulursa ormanın koruyucu ruhuna adak adayacağına dair tatlı bir söz vermiş. Çoban koyununu aramak amacıyla dev kayaların ve sık çalıların bulunduğu derin vadiye doğru ilerlemiş.

Serin rüzgar ağaçların yapraklarını fısıldatırken, karanlık bir mağaranın önünden garip sesler yükselmiş. Merakına yenik düşen genç adam, nefesini tutarak çalıların arasından içeriye doğru sessizce bakmış. Tam o anda altın sarısı yeleleri olan devasa bir aslanla burun buruna gelmiş. Haşmetli aslan, çobanın kaybettiği lezzetli kuzuyu afiyetle yemekle meşgulmüş. Vahşi hayvan birden başını kaldırıp keskin ve parıltılı gözlerini doğrudan çobana dikmiş. Dehşet içinde kalan zavallı çobanın korkudan dizlerinin bağı çözülmüş ve elleri titremeye başlamış.

"Keşke bu hırsızı bulmak için bu kadar acele etmeseydim," diye içinden pişmanlıkla geçirmiş. Aslanın güçlü kükremesi bütün dağlarda yankılanınca çoban ne yapacağını tamamen şaşırmış. Canını kurtarmaktan başka bir şey düşünmeyen adam, titreyen ellerini gökyüzüne doğru açmış. "Lütfen beni bu korkunç canavardan kurtar, sana iki kat daha büyük adak adayacağım," diye yalvarmış. Karnı zaten doymuş olan bilge aslan, çobana zarar vermeden yavaşça ormanın derinliklerine çekilmiş. Ölümün kıyısından dönen genç çoban ise rahat bir nefes alarak derhal köyüne koşmuş. İnsan bazen neyi yürekten dilediğine çok dikkat etmelidir. Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.

Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.