Tüm hikayeler

Asker ve Derviş

Seviye C1 · 247 kelime

Asker ve Derviş

Evvel zaman içinde, serin suların aktığı eski bir orman kenarında yorgun bir asker ile derviş karşılaştı. Yıllarca savaşmış olan asker, belinde keskin kılıcı ve omzunda ağır yüküyle yurduna dönüyordu. Yanındaki derviş ise sadece hırkası ve elindeki tahta asasıyla huzurlu adımlar atıyordu. Yol boyunca asker kılıcının gücüyle övünürken, derviş gülümsüyor ve sessizliğini koruyordu. Akşamın alacakaranlığı çöktüğünde, iki yolcu mola vermek üzere ulu bir çınarın altına oturdu. Ormanın derinliklerinden gelen gizemli çıtırtılar, birdenbire gecenin sessizliğini bıçak gibi kesti. Birden çalıların arasından elleri sopalı üç tehlikeli haydut fırlayarak yollarını kesti.

Asker hemen kılıcına sarıldı ve öfkeyle “Yaklaşmayın, yoksa hepinizi pişman ederim!” diye bağırdı. Haydutlar askerin hırçın tavrını görünce daha da kahkaha atıp silahlarını çektiler. Tam o anda derviş sakince ayağa kalktı ve mütevazı bir tebessümle öne çıktı. “Hoş geldiniz dostlar, ekmeğimizi bölüşmek için tam zamanında geldiniz,” dedi derviş yumuşak bir sesle. Haydutlar bu beklenmedik sıcak karşılama karşısında bir an duraksayıp birbirlerine şaşkınlıkla baktılar. Derviş torbasından taze ekmeğini çıkardı ve hürmetle haydutlara ikram etti. Asker şaşkınlık içinde, elindeki keskin kılıcı yavaşça kınına sokmak zorunda kaldı.

Tatlı dil ve paylaşılan sıcak ekmek, haydutların yüreğindeki katı öfkeyi bir anda eritti. Silahlarını yere bırakan adamlar, dervişin yanında diz çöküp hürmetle helallik istediler. Gece boyunca ateşin başında sohbet edip sabahın ilk ışıklarıyla sessizce oradan uzaklaştılar. Mağrur asker, kaba kuvvetin çözemediği düğümü tatlı dilin nasıl çözdüğünü gözleriyle görmüştü. Dervişe dönerek mahcubiyetle eğildi ve o günden sonra kılıcını sadece gerçek adalet için taşıdı. Gerçek güç kılıcın keskinliğinde değil, gönlün inceliğinde ve tatlı dildedir. Tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır.

Tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır.