Tüm hikayeler

Araba Tekerleğindeki Sinek

Seviye C2 · 265 kelime

Araba Tekerleğindeki Sinek

Evvel zaman içinde, altın sarısı başakların dalgalandığı geniş bir ovanın kıyısında giden dik bir yokuş varmış. Güneş tam tepede ışıldarken, dört güçlü atın çektiği ağır ve görkemli bir kervan arabası ağır ağır tırmanıyormuş. Arabanın demir kaplı tekerleğinde ise kendini bir dev sanan küçük, küstah bir sinek konuluymuş. Tekerlek döndükçe etrafa yükselen yoğun toz bulutu, gururlu sineğin gözünü tamamen bürümüş. Atların çektiği yükün ağırlığını hiç umursamayan bu sinek, etrafı böbürlenerek izlemeye başlamış. Kanatlarını kasıla kasıla geren sinek, neşeyle vızıldayarak tekerleğin üzerindeki yerini iyice sağlamlaştırmış. "Bakın hele şu çıkardığım devasa toz bulutuna!" diye bağırarak çevredeki kuşlara seslenmiş.

"Benim gücüm olmasa bu koca araba şu sarp yokuşu asla aşamazdı!" diye böbürlenmiş. Yokuşu tırmanırken boncuk boncuk ter döken yorgun atlar, sineğin bu komik kasıntısına aldırış bile etmemişler. Fakat yolun kenarında duran yaşlı bir karınca, bu gülünç manzaraya daha fazla sessiz kalamamış. Karınca, "Hey küçük dostum, sen sadece yükü çekenlerin sırtında sürünen bir asalaksın!" diye seslenmiş. Sinek bu söze öfkelenip, "Ne haddine benim muazzam gücümü ve emeğimi küçümsemek!" diye çıkışmış. Tekerleğin her dönüşünde savrulan tozları kendisinin bir zafer eseri sanarak göğsünü kabartmaya devam etmiş. Ancak yolun en dik ve kayalık yerine gelindiğinde, arabanın sarsıntısı katlanarak artmış.

Güçlü atlar çelikten kaslarını zorlayıp son bir hamleyle tekerlekleri tepeye doğru yuvarlamışlar. Sıçrayan iri bir çamur parçası, gururlu sineği tekerleğin üzerinden bir anda yere fırlatmış. Toz toprak içinde kalan sinek, arabanın kendisi olmadan da hızla uzaklaştığını hayretle izlemiş. Ne çıkardığını sandığı fırtınadan ne de o büyük gücünden geriye en ufak bir iz kalmış. Hakiki emeği verenlerin yanında kendi küçük varlığını devasa sanmanın utancıyla çalıların arasına gizlenmiş. Başkalarının emeğiyle yükselip kendi gölgesini dev sananlar, hakikatin rüzgarıyla gerçeği anlamaya mahkumdur. Boş başak dik durur.

Boş başak dik durur.