Akıllı Kadın ve Kocası
Bir varmış bir yokmuş, rüzgarın tatlı tatlı estiği eski bir kasabada akıllı bir kadın yaşarmış. Bu kadının kocası her gece çok fazla yemek yer ve hemen ağır bir uykuya dalarmış. Adam çok yiyince gözleri kapanır, derin bir uykuya dalarmış. Kadın, kocasının bu kötü huyunu değiştirmek için güzel bir plan yapmış.
Bir gece adam yine ağır bir uykuya dalınca, kadın onu karanlık bir mağaraya taşımış. Adam sabah uyanınca etrafındaki soğuk ve karanlık taşları görmüş. Orayı hiç tanımamış ve korkuyla beklemeye başlamış. Bir süre sonra kadın, siyah elbiseler giyerek kocasının yanına gelmiş. Kadın sesini değiştirip, "Ben bu mağaraya yemek getiren görevliyim," demiş.
Adam hemen yerinden doğrulmuş ve kadına dikkatle bakmış. "Bana az verme, doyana kadar yemek ver," diye bağırmış. Kadın bu sözleri duyunca üzüntüyle başını sallamış. Kadın kocasının hiç değişmeyeceğini o an anlamış. Yüzündeki örtüyü açarak gerçek kimliğini kocasına göstermiş.
"Bu karanlık mağarada bile sadece yemeği düşünüyorsun," demiş. Adam hatasını anlamış ama bu kötü alışkanlığından vazgeçememiş. Zekice yapılan bu plan bile adamı iyileştirmeye yetmemiş. Kötü huylar insanlara çok derin bir şekilde yerleşir. Can çıkmadan huy çıkmaz.
Can çıkmadan huy çıkmaz.